| |
Psikanalitik Çocuk Ergen Psikoterapisinde
Temel Kavramlar
GEÇİŞ ALANI- GEÇİŞ NESNESİ:
Yeterince iyi bir anne bir yandan bebeğinin tümgüçlülüğünü beslerken
bir yandan da yetersizlikleriyle onun hayal kırıklığına uğrayarak
tümgüçlülük yanılsamasından uzaklaşmasına imkan verir. Winnicott'un
geçiş alanı {transitıonal area) adını verdiği, öznellik ile nesnellik
arasında yer alan ara alan bebeğin tümgüçlülükten kurtulmasına yardımcı
olur. Geçiş alanının en iyi bilinen örneği geçiş nesnesi (transitional
object)’dir. Geçiş nesnesi benliğe ait olmayan ilk mülkiyettir.
Kısmi bir nesnenin simgesi olabilen geçiş nesnesinin en önemli özelliği
ne bu nesneye ne de bebeğe ait olmasıdır (Winnicott, 1951 , Winnicott,
1971a).
GEÇİŞ NESNESİ VE GEÇİŞ OLGULARI
Winnicott, 1951’de Geçiş nesneleri ve geçiş olguları’nı yayınlayarak
kendi adı ile birlikte anılacak en ünlü kavramını yaratır.
Winnicott bebeğin yumruğunu, parmaklarını veya başparmağını
emmesinden, bunun sağladığı doyumdan ve yatışmadan yola çıkar ve
“ilk ben-olmayan sahip olma” olarak tanımladığı, çok küçük çocukların
ayrıcalıklı bir nesneye bağlılıklarında, bunun bir uzantısını görür:
bez parçası, pelüş ayı, yumuşak veya sert nesne. Bu nesne bir çok
nedenle ara bir yerde bulunur: hem içeridedir, hem dışarıdadır veya
ikisinin arasındaki sınırdadır.
Winnicott’un “geçiş” demesinin nedeni sadece çocuğun
bedeni ile dış dünya arasında bir geçişi sağlaması ile ilgili değildir;
anne ile birleşik bir durumdan onunla ilişkide olduğu bir duruma
geçen çocuğun geçişini, bu nesnenin temsil etmesi nedeninden dolayıdır.
Demek ki bu geçiş nesneleri veya bu geçiş olguları,
ki bu çocuğun bağlandığı bir melodi, basit bir cıvıltı, veya müzik
notaları da olabilir, uyumadan önce bunları kullanan çocuk için
çok büyük bir önem kazanır. Bunlar depresif kaygıya karşı, örneğin
yatma zamanı ortaya çıkan anneden ayrılma kaygısına karşı kullanılan
bir savunmadır. Genellikle anne bu geçiş nesnesinin değerini kabullenir.
Onu yolculukta yanına alır, kirlenmesini ve kötü kokmasını kabul
eder. Onu yıkamaz veya az sıklıkta yıkar çünkü şunu iyi bilir: eğer
yıkarsa küçük çocuğun deneyiminde bir devamlılık kırılması sunar
ki bu kırılma çocuk için nesnenin anlamını ve değerini yok edebilir.
Winnicott, içsel dünyamız yani ruhsal gerçekliğin
dünyası olan öznel dünya ile dışsal gerçekliğin dünyası arasında
konumlanan bir ara bölge, üçüncü bir alan, potansiyel bir bölge
tanımlar. Bu potansiyel bölge, oyunun ve yaratıcılığın, ancak aynı
zamanda sonradan tüm kültürel alanın, kültür zemininin ve dini bölgenin
da yerleşeceği, bir yanılsama alanını temsil edecektir. Winnicott,
geçiş alanına girişin ruhsal sağlığın başlıca temeli olduğunu düşünür.
Bu deneyimin insanoğlu’nun gerçek zenginliklerine kapıyı açtığı
inancını taşır: sanat, kültür ve yaratıcılık.
<< Geri Dön
|