AMACIMIZ HAKKIMIZDA ÜYELİK EĞİTİM ENGLISH
ANA SAYFA
Psikanalitik Çocuk ve Ergen Terapisi Nedir?
Psikanalitik Çocuk Ergen Psikoterapisinde Temel Kavramlar
Makaleler
Linkler
Duyurular
İletişim

Psikanalitik Çocuk Ergen Psikoterapisinde Temel Kavramlar

PERSEKÜTÖR ENDİŞE
Persekütör endişe (zarar görme endişesi) benliğin korunmasına yöneliktir. Benliğin kötü nesneler tarafından yok edileceği kaygısına karşılık gelir. Klein’a göre (1935), nesnelerin kötü olarak algılanması, sadece bu nesnelerin bebeğin arzularını frustrer etmesinden kaynaklanmaz, asıl bebeğin kendi agresyonunu bu nesnelere yansıtmasından ileri gelir; sonra bu nesneler persekütör imagolar haline gelir. Bu imagolar gerçek nesnelerin fantastik olarak çarpıtılmış şekilleridir, hem dışa hem de egonun içine yerleştirilirler. Bu persekütörlere karşı savunmaların en eski yöntemlerinden biri ruhsal gerçekliğin inkarıdır. Dış gerçeklik de inkar edilir: en şiddetli psikoz biçimleri bu şekilde oluşur. Persekütörler dışarı yansıtılır ama kurtuluş mümkün değildir: paranoyanın temeli budur.

PSİKANALİTİK GELİŞİM KURAMLARI
Freud'e göre psikanaliz:

1) başka türlü ulaşılamayan ruhsal süreçleri araştırma yöntemine
2) bu araştırmaya dayanan nevrotik bozuklukları tedavi yöntemine
3) bu yolla elde edilen ve giderek yeni bir bilimsel disiplin haline gelen bir dizi ruhbilimsel kavrama verilen addır (Freud, 1923a).

Araştırma ve tedavi yöntemi olarak psikanalizin Freud'un sağlığında kökten değişimlere uğramamasına karşılık, kuram olarak psikanaliz klinik veriler ve kuramsal kavramlaştırmaların diyalektik ilişkisi içinde sürekli değişikliklere uğrayarak gelişmiştir. Sonuç olarak Freud'un ortaya koyduğu kuram, insanın ruhsal yapısını ve bu yapının işleyişini açıklamaya yönelik bir model olarak değerlendirilebilir. Ancak ruhsal yapıyı ve işleyişini açıklama uğraşı kaçınılmaz olarak ruhsal yapmm gelişimini de kapsadığından psikanalitik kuram doğumdan yetişkinliğe kadar uzanan dönemi kendi bakış açısıyla ele alır.

Psikanalitik gelişim kuramı, Freud'un yetişkin hastaların analizlerinden elde ettiği veriler üzerine kurulmuştur; aktarım nevrozunun çocukluk nevrozunun yeniden alevlenmesi olduğu göz önüne alınırsa, bu verilerin çocukluk dönemine ait bilgilerle sınırlı kalmayıp doğrudan analiz sürecinden sağlandığı anlaşılır. Bu anlamda psikanalitik kuramın gelişimini ele aldığı çocuk ''sonradan etkiyle" (nachtragîichkeii, differed acîion) oluşmuş kurgusal bir çocuktur. Freud'un tek çocuk hastası olan Küçük Hans'm analizi çok özel koşullarda gerçekleşmiş ve bir anlamda Freud'un kuramını destekleyen veriler sağlamıştır. Bu arada Freud'un doğrudan gözlemle elde verilerden geliştirdiği kuramlaştırmalar da mevcuttur. Torunu Ernst’in makara oyununa (fort-da) ilişkin çıkarsamalar ileride tekrarlama kompulsiyonuna ilişkin kuramlaştırmasının temelini oluşturacaktır (Freud, 1920). Freud'un bu gözlemi, kendisini izleyen Melanie Klein, Donald Winnicott. ve Jacques Lacan gibi psikanalistler tarafından farklı bağlamlarda kullanılmıştır. Özellikle Jacques Lacan çocuğun simgesel düzene girişinde nesnenin ortaya çıkmasının ve kaybolmasının rolünü vurgulamak için sık sık makara oyununu örnek göstermiştir (Lacan, 1973).

Freud'un, otoanalizinfden yola çıkarak kendi tarihini yeniden kurma uğraşından doğan psikanalizin çocuğunun kurgusal bir çocuk olmasına karşılık, psikanalitik gelişim kuramından hareket ederek çocuk gözlemine yönelen psikanalistlerin deneyimlerinden ortaya çıkan çocuklar, kimi zaman psikanalizin kurgusal çocuğuyla çakışırken (Rene Spitz, Donald Winnicott, Margaret Mahler) kimi zaman da bu çocuğun hayli uzağına düşmüştür (John Bowlby).

<< Geri Dön

© 2009 İstanbul Çocuk ve Ergen Psikanalitik Psikoterapi Derneği. Tüm hakları saklıdır.